Alper Canıgüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alper Canıgüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2010 Cuma

Oğullar ve Rencide Ruhlar (Alper Canıgüz)

"Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.
Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. Zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.
Hayatımdaki tek iyi şey artık anaokuluna gitmek zorunda olmayışımdı. Zarardan kâr. Uzun süre annem ile babama anaokulunun bana göre bir yer olmadığını anlatmaya çalışmıştım aslında. Bütün rasyonel dayanaklarıyla. Hiçbir işe yaramamıştı maalesef. İlla ki uykumda kan ter içinde tepinmek, servis minübüsü kapıya geldiğinde küçük çaplı bir sinir krizi geçirmek gibi yöntemlere başvurmam gerekecekti derdimi anlamaları için. Kepazelik. İnsanı kendinden utandırıyorlardı."
Alper Canıgüz, Tatlı Rüyalar'dan bilinen sürükleyici diliyle, 5 yaşındaki bir çocuğun içine düştüğü bir hikayeyi anlatıyor. Yaşının avantajıyla her yere girip çıkan, hem filozof, hem fırlama bir oğlan... Hikayeyi ve "karakteri" çevreleyen semt hayatı ve mahalle atmosferi de, bizzat karakter kazanıyor, anlatıda...
Polisiye, fantastik ve mizahi edebiyatın tadlarını ustaca kaynaştıran, olağanüstü özgün, çok iddialı bir kitap.

Beş yaşındaki 'aşırı' olgun bir çocuk aşkı, nefreti, varoluşu sorguluyor. Keyifle akan diyaloglar bir cinayete ve onun çözümüne bağlanıyor. Birbirinden eğlenceli diyaloglara eşlik eden tuhaf mı tuhaf karakterler var. Yazarın diğer iki kitabındaki bağımlılık yapan üslubu burada da öne çıkıyor. Rüya aleminde geçen ve 'okunması' gereken bir bölüm ise çoğu okuyucu için zorlu bir sınav olacaktır. Alper Kamu'nun yeni maceralarını dört gözle bekliyorum.

Eren

20 Mayıs 2010 Perşembe

Gizli Ajans (Alper Canıgüz)

Dünyanın, şahsına karşı kurulmuş bir komplo olduğuna inanan, genç ve avare metin yazarı Musa… Onun, hayatın her alanına derin ve samimi bir merakla yaklaşan,temiz kalpli ev arkadaşı Şaban… Diğer tarafta, gaddar bir kedi tarafından yönetilen, birbirinden tuhaf çalışanlarıyla bir reklam ajansı: Menekşe gözlü sanat yönetmeni Sanem, esmer ve seksi sekreterler Mehtap ile Sevilay, durmaksızın ağlayan yaratıcı yönetmen Çeşme, psişik-sismograf çaycı Ercan… Ve şöhretler: Tesla, Prens Charles, Kaan Sezyum, Küçük Prens, Süpermen ve diğerleri… Özgün üslubuyla, ilk kitabı Tatlı Rüyalar’dan itibaren geniş bir hayran kitlesi edinen Alper Canıgüz’den yine eğlenceli, heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera…
(arka kapaktan alıntı)


Neden daha önce keşfetmedim? Yazdığı her kitap yüzünden bir şekilde partinin sonuna yetişmişim de kenarından ancak yakalayabilmişim gibi hissediyorum. Gene çok eğlenceli ama ilk kitabı Tatlı Rüyalar'ın yanında biraz düz ama daha komik ve hafif bir kitap bu. Sabit kalan tek şey ise aşkı yapılan methiye. Fakat onu seven bunu da sever diyerekten şiddetle öneriyorum.

Eren.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Tatlı Rüyalar (Alper Canıgüz)


Türk bir anne ile Fransız bir babadan olma Hector Berlioz –kendisi Türkiye’de yaşayan bir Fransız Türk’üdür- sıradan bir pazar sabahı kahvaltı ederken bir ilan okur ve “hayatı değişir”... “Hayatımı satıyorum! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilirler.”

(arka kapaktan alıntı)


Paralel evrenler ve aşk üzerine bir roman olduğunu söylesem, dahası kahkaha attıracak kadar eğlenceli bir kitap desem yeterli olur mu? Yeterli olmadıysa şunu demek zorundayım: Uzun zamandır bu kadar güzel kafa dağıtmamıştım! Kısa gibi görünen kitap olan biten onca şeyi öyle tatlı, öyle akıllıca birbirine bağlıyor ki suratınızda gevşek bir gülümseme kalıyor. Yazarın eğlenceli dili ve aşka olan bağlılığı ise romantik yanımızı fazlasıyla tatmin etti. Bir ilk kitap için çok ama çok iyi.

Eren.